|
Son 4 yıldır aralıksız olarak bu konferansa katılmaktayım. Her
sene bir önceki senenin üzerine inşa edilen bir bina gibi. Tekrar etmiyor aksine
sürekli olarak bir gelişim ve değişim var. Hem son derece tanınan ve saygı
duyulan konuşmacıların, iş yönetiminin temellerini oluşturan görüşlerini canlı
dinleme şansı sağlıyor hem de iş dünyasını etkilemekte olan yeni akım ve odak
alanların fikir liderlerinin ajandalarından faydalanma imkanı sağlıyor. Sonuç
olarak tüm katılımcılar gibi ben de hem biigilerimi tazeleme, belki uzun
zamandır uygulamayı unuttuğum noktaları hatırlama hem de yeni ekonominin ve iş
dünyasının gerçeklerini ve dinamiklerini uygulanabilir bir şekilde öğrenme
imkanına sahip oluyorum. Her yeni sunum yeni fikirler
üretmenizi sağlıyor. Mevcut şirketinizi sürekli olarak anlatılan iyi ve kötü
örneklerle kıyaslıyarak dönüşte hızlı bir şekilde uygulanabilecek bir
yapılacaklar listesi hemen kafanızda şekilleniyor. Buna ek olarak bence en büyük
faydalardan biri de dünyanın değişik yerlerindeki iş dünyası ve ekonomik ortam
ile ilgili bilgi edinme imkanı.Özellikle dünyanın zor bir dönemden geçtiği
günümüzde, bu yeni ekonomik gerçeklerle değişik firmaların değişik ekonomik ve
rekabet koşullarında nasıl mücadele ederek baaşarılı olduklarını anlamak son
derece değerli.
Bahadır Pekkan
Global Bilgi
Genel Müdür
Genel olarak baktığımızda kitaplarını okuduğumuz dünya çapında
üne sahip yazar, gazeteci, işadamı, siyasetçi‘leri izlemek gerçekten heyecan
vericiydi. Genel anlamda “insan” odağında toplanmış olan sunumlar liderlik
stilleri, takım yönetimi, yeni trendler, inovatif yönetim yaklaşımları,
yaratıcılık ve yeni ekonomik düzen gibi alt başlıklara ayrılmıştı. WBF’e
katılmak vizyon açıcı çok faydalı bir deneyim oldu.
Konuşmaların ana mesajlarını içeren sunum için ayrıca teşekkür ederim. WBF
dönüşü gönderdiğiniz kitaplar için ekli mesajı atmıştım ama demek ki elinize
geçmedi, tekrar teşekkürler.
Erdem Ülkümen
İpek Kağıt
Fabrika Direktörü
Beğendiğim bir söz der ki “It's not what you know but who you
know that makes the difference”. WBF 2011’de hem alanında dünyanın en iyisi olan
konuşmacıları dinledik, hem de Türkiye ve başka ülkelerden birçok kişi ile
tanıştık. Bu kişilerin büyük bölümü ile iletişimim devam ediyor, ayrıca tüm
konuşmacıların kitap ve yazılarını takip ediyorum.
Bu hususa ilaveten, toplantının benim için en önemli katkısı, ne yapılırsa
yapılsın, insanın özgünlüğünü kaybetmemesi gerektiğini bir kez daha anlamak
oldu. Farklı olmak, farklı olmaktan korkmamak, tam tersine farkın peşinde koşmak
gerekiyor. Bu cümleler okunduğunda teorik, ancak uygulandığında bir hayli pratik
ve yararlı hale dönüştü benim için.
Son olarak, insanı her yaşta ve ortamda ayırt eden şeyin enerji ve içimizde
yanan ateş olduğunu gördüm. Ben Zander ve Jack Welch, organizasyonun en yaşlı
konuşmacıları olmasına rağmen, en dinamik ve ilgi çeken performansları
sergiledi. Etrafa enerji verdiler. Bizim toplumumuzda çok nadir rastladığımız
bir dinamizm, enerji ve dışa dönük yapıları ile beni çok etkilediler. Bu üslubun
Türk iş dünyasında da daha fazla yaygınlaşması gerektiğini düşündüm.
Bu vesile ile, fevkalade başarılı organizasyon ve sonrasındaki
bilgi paylaşımı ve kitap için tekrar teşekkür ederim.
Özgür Burak Akkol
Koç Holding
İnsan Kaynakları Koordinatörü
Öncelikle WBF oraganizasyonundaki yardımlarınız nedeniyle size
bu vesileyle tekrar teşekkür ederim.
Dünya’nın önde gelen işadamları ve düşünürlerinin sunum yaptığı böyle bir
oturuma katılma düşüncesi oldukça heyecan vericiydi. Bununla beraber, beklentimi
oldukça yüksek tutmuş olmalıyım ki forumun sonunda çok tatmin olmadığımı itiraf
etmem lazım. Bunun temel iki sebebi var : birincisi, ekonomik kriz yaşayan batı
dünyasında, doğal olarak her gün bu havayı soluyan işadamları, politikacı ve
düşünce adamlarını oldukça karamsar buldum. Konuşmaların önemli bir kısmının
Amerikan ekonomisinin problemleri ekseninde gelişmesi, dünyanın diğer
bölgelerinden gelen katılımcıların bu forumdan beklentilerini herhalde pek
karşılamamıştır. Ikinci olarak da merakla beklediğim ve daha once yazmış olduğu
kitaplarını okuduğum Gladwell, Hamel, Godin gibi konuşmacıların sunumlarının
yazdıkları kitapların bir özeti gibi olması da benim için biraz hayal kırıklığı
oldu. Ama Ben Zander’in “performansı” unutulacak gibi değil…
Bu forumun en güzel tarafı ise bir kaç yerde Türkiye hakkında “bright spot”
tanımlamasını duymak oldu. Hakikaten dünyanın ekseni bu taraflara doğru kayıyor
ve kendimizi zannettiğimizden daha iyi biliniyoruz artık dünyada…
Cemil Baykam
Assanfoods
Genel Müdür
Mevlana’nin “Dun yasandi ve bitti, bugun yeni bir sey soylemek
lazim” deyisinin ne denli gecerli ve universal bir dusunce oldugunu bir kez daha
gordum. Herkes deneyimleri ve bilgileri dogrultusunda yeni bir seyler soyledi,
bizler de onlari dinleyip, benzesen, ayrisan yanlarimizi (ya da sorunlarimizi)
bir kez daha gozden gecirme imkani bulduk. Dunya ekonomisindeki yeni’leri, hatta
ilk’leri (ornek CCO) burada duydum ve cok heyecanlandim. NY zaten giden herkesin
“dunya vatandasligi” testinden gectigi baska bir alem, ama WTC onundeki
protestocularin kararliligi, disiplinleri ve rakamsal fazlaligi beni cok
etkiledi.
Bill Clinton’un son kullanma tarihinin gectigini, Jack
Welch’in tuccar kafasinin bana cok uydugunu gordum. Burberry CEO’suna cok yonlu
olarak bayildim, Howard Schultz’u fazla ulusalci ve politize buldum, bu kadar
keskin goruslerin kurumuna nasil katki saglayacagini (olumlu,olumsuz) yakindan
izlemeye karar verdim. Ben Zander’i dinlerken is insanlarinin aslinda ciddi
sunumlardan ne kadar sikildiklarini, konusmasina show ve nukte katanlarin yeni
bir sey soylemeseler de ilgiyle izlenip, begenildiklerini bir kez daha gordum.
Ardindan Daniel Lamare’yi dinleyince, her ise birazcik show katmanin yararli
oldugu hakkindaki dusuncemin dogrulugu ile ilgili teyid almis oldum. Kisacasi,
bu insanlarla bir sohbet ortaminda tanissak soramayacagim, yanitini alamayacagim
pek cok soruya cevap alabildim. Politik ve ekonomik ongoru bolumunun gecen
yillara gore daha zayif kaldigini belirtmek isterim. Ancak, bunun da “gelecegi
kimsenin ongoremedigi” anlamina geldigini, kisaca 2012’de “ayagimi yorganima
gore uzatmam” gerekliligi konusunda ustu kapali bir mesaj olarak algiladim.
Cemal Kızıltan
Tourismo Group |
|